Youtube v Constantin Film: Telif İhlali ve Temel Haklar

2 Nisan 2020 tarihinde Avrupa Birliği Adalet Divanı(“ABAD”), C-246/19 sayılı ve Constantin Film Verleih GmbH(“Constantin Film”) v Youtube LLC&Google Inc(“Youtube”) arasında görülen davada savcı görüşünü yayınladı.

Savcının görüşü, Constantin Film’in Youtube ve Google’dan Youtube kanallarına film yükleyerek telif haklarını ihlal eden kullanıcıların email adreslerini, telefon numaralarını ve IP adreslerini paylaşmasını istemesi ve Youtube’un paylaşmayı reddetmesini tartışmaktadır. Savcı, görüşü ile büyük oranda Youtube ve Google’ın argümanlarına katılmakla beraber ABAD’ın farklı temel hakları korurken bu hakların yarıştığı durumlardaki yaklaşımını anlamamızı sağlayacak bir bakış açısı vermektedir. Söz konusu davada ise dengelenmesi gereken temel haklar; fikri mülkiyet hakları, özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması haklarıdır. Söz konusu davada asıl soru ise online platformların kullanıcı bilgilerinin detaylarını ihlal etmeye zorlanıp zorlanamayacağı ile ilgilidir ki bu husus pek çok davada tartışılmışsa da her birinde birbiri ile çelişen farklı kararlar verilmiştir.

Uyuşmazlık, Constantin Film’in haklarına sahip olduğu “Parker and Scary Movie 5” isimli filmin Constantin Film’in rızası olmaksızın Youtube platformuna birden fazla kez yüklenmesi neticesinde ortaya çıkmıştır. Constantin Film, filmi kanallarına yükleyen kullanıcıların bilgilerinin kendilerine verilmesini Youtube ve onun hakim şirketi Google’dan istemişse de bu istekleri iki şirket tarafından da reddedilmiştir.

Constantin Film’in bu talebinin arkasındaki hukuki dayanak ise Enforcement Directive(Zorlama Yönergesi)(“Direktif”) madde 8(2)(a)’dır. Bu maddeye göre ise bazı kategorilerde yer alan kişilerin fikri mülkiyet hakları ihlal edildiği takdirde bu kişilerin isimlerinin ve adreslerinin yasal otoriteler tarafından fikri mülkiyet ihtilafını çözmek için talep edilebileceğini düzenlemektedir.

İlk derece mahkemesinin Constantin Film’in iddialarını haksız bulması üzerine, şirket kısmen lehlerine olan bir istinaf kararı almış ve daha sonra Alman Federal Adalet Mahkemesi ise dava sürecini durdurarak ABAD’a Constantin Film’in istediği bilgilerin yukarıda bahsedilen Direktif’in 8(2)(a) maddesi kapsamında kalıp kalmadığını sormuştur.

ABAD bu soruya yanıt ararken Savcı verdiği görüşünde, “isimler ve adresler” kavramının Avrupa Birliği hukukunda özerk bir kavram olduğunu, bu kavramın Üye Ülkelerin kanunlarına bir gönderme olmadığını ve bu nedenle de Avrupa Birliği’nde bir bütün olarak yorumlanmalı ve uygulanması gerektiğini belirtmiştir. Daha sonra ise Savcı,  “isimler ve adresler” kavramının Direktif’te tanımlanmadığını ve Direktif’in kullandığı dil dikkate alındığında günlük yaşamda kullanılan anlamlarının anlaşılması gerektiğini de sözlerine eklemiştir. Aynı zamanda adresler kavramının dar yorumlanması gerektiğini ve bunlardan yalnızca posta adreslerinin anlaşılmasını gerektiğini, e-mail, IP adresleri ya da telefon numaralarının Direktif’in kapsamına girmeyeceğini belirtilmiştir.

“Adresler” kavramının oldukça geniş yorumlanabileceği düşünüldüğünde, Savcı Avrupa Birliği mevzuatının e-mail ve IP adreslerinin de bu kapsamda sayıldığını açıkça belirttiklerini fakat söz konusu Direktif’te bu durumun belirtilmemesi sebebiyle anılan Direktif’in amacının e-mail ve IP adreslerini kapsamak olmadığının anlaşılması gerektiğini vurgulamıştır. Savcı bu nedenle de Youtube ve Google’dan istenen bilgilerin Direktif’in kapsamına girmediği görüşündedir.

Savcı, Constantin Film’in iddialarının aksi görüş vermiş ve Direktif’in hak sahiplerine haklarını ihlal edenleri tespit edebilme imkânı tanımayı hedeflediği, Direktif’in ancak ihlali yapan insanları belirlemek amacıyla bilgi paylaşılmasına izin verdiğinin anlaşılması gerektiğini belirtmiştir. Bu görüşü ile Savcı, Direktif’in 8(2)(a) maddesinin dinamik yorumlanmasını reddetmiş ve hükmün kelime ve içerik olarak Constantin Film’in iddia ettiği şekilde yorumlanamayacağını belirtmiştir.  Savcı aynı zamanda dinamik yorumlamanın ya da amaçsal yorumun ancak hükmün metninin içersinde farklı yorumlara yer verildiği, farklı anlamlar ya da belirsizlik arz eden ifadeler kullanıldığında yapılabileceği görüşündedir. Oldukça ilgi çekici olan bu görüş, Avrupa hukukunda bugüne kadar oluşmuş telif davalarında verilen görüşlere ve telif hukuku içtihatlarına tamamen zıttır.

Savcı görüşünde aynı zaman Direktif’in fikri mülkiyet haklarına yüksek koruma sağlanmasını amaçladığını kabul etmiş ve“(…) Bir yandan fikri mülkiyet hakkı sahiplerinin haklarının korunması diğer yandan ise fikri mülkiyet hakkı ile korunan materyali kullananların çıkarları ile temel hakları arasında bir denge kurulmalı ve aynı zamanda kamunun yararı da verilecek kararda göz önüne alınmalıdır.” şeklinde görüşünü dile getirmiştir.

Kapanış sözlerinde ise her bir üye devletin kendi eklemelerini yapabileceğini ve online telif ihlalleri ile mücadelede dinamik yorumlamanın tek çözüm olmadığını dile getiren Savcı aynı zamanda Ticaretle Bağlantılı Fikri Mülkiyet Anlaşması(“TRIPS”) madde 47’in bilgi paylaşımını nadiren mümkün kıldığını ve bu nedenle Constantin Film’in iddialarını desteklemek için ilgile hükme dayanılamayacağını dile getirmiştir.

Savcı görüşünü bu şekilde vermişse de ABAD’ın ne yönde karar vereceğini önümüzdeki günlerde göreceğiz.