Covid-19 Nedeni ile Mobil Uygulamalar ile Temas Takibi ve Kişisel Verilerin Korunması Hukuku

Bir önceki yazımızda Covid-19’la birlikte devletlerin uygulamaya başladığı temas takip uygulamalarını ve bu uygulamaların geleneksel yöntemlerle ya da dijital yakınlık takibi ile nasıl yapılabildiğini anlatmıştık. Bugünkü yazımızda bu yöntemler ile yapılan takibin kişisel verileri koruma hukuku ile olan bağlantısına değinilecektir.(Bir önceki yazımıza buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.)

Hem geleneksel yöntemler hem de dijital yakınlık takibi uygulamaları belirli bir miktarda hassas kişisel verilerin işlenmesini gerektirmektedir. Sağlık verileri özel bir korumayı gerektirmektedir ki kişisel verilerin enfekte olmuş insanların bilgilerini içermesi durumunda söz konusu veriler sağlık verileri kapsamında değerlendirilecektir.

Geniş Kapsamlı Gözetim

Dijital yakınlık takibi uygulamaları insan gözü için görünmez olan radyo sinyalleri kullanarak popülâsyonun büyük bir kısmının yakınlarındaki kişileri kaydetmesi ve kişilerin özel alanlarında da veri toplamaya devam etmesi sebebiyle kişisel veri ihlalleri için yeni bir risk oluşturmaktadır.

Bu nedenle temas takip uygulamaları temel hak ve özgürlükler için yüksek risk oluşturmaktadır ve geliştirilmelerinden önce kişisel verilerin korunmasına etkilerinin ne olacağı konusunda araştırmaların yapılması gerekmektedir.

Kullanıcıların Belirlenmesi

 Yakın temasta bulunulan kişiler aile üyelerini, komşuları ya da iş arkadaşlarını içerebilir. Sosyal ağlar gibi diğer platformlardaki veriler de takip için kullanılan sisteme aktarılabilir. Teknik olarak enfekte olan bir kişinin ismini, kaldığı yeri, işini, hangi aktivitelerde bulunduğunu ve anlık konumlarını öğrenmek mümkündür. Temasta bulunulan kişilerin kim olduklarını ve hangi sıklıkla bu kişilerle görüşüldüğünün belirlenmesi kişilerin sosyal alışkanlıklarını(örneğin hangi dine mensup olduklarını) ortaya dökebilir. Konum verilerinin takip sistemine aktarılması özellikle GPS tabanlı takip sisteminde kişilerin günlük rutinlerinin bir resmini çıkarmak için yeterli olacaktır.

Veri küçültme ve gizlilik büyütme teknolojileri kişilerin kimlik bilgilerinin ve enfekte olan kişilerin belirlenmesi sırasında ortaya çıkan hasarların önlenmesi için iyi bir yol olabilir.

Takip uygulamaları kullanıcılarının kimliklerinin belirlenmediği durumlarda da pek tabii çalışabilir ve görevlerini yerine getirebilirler. Bu nedenle programlara uygun sınırlayıcılar getirilme ve böylece yeniden kimlik belirleme(re-identification: anonim hale getirilen kişisel verilerin tekrar ait oldukları kişi ile eşleştirilmeleri süreci, anonim verilerin kişisel veri haline dönüştürülmesi)  saldırılarının önüne geçilmelidir.

Kişilere ait lokasyon verilerinin yeniden kimlik belirleme sürecine oldukça elverişli olduğu düşünüldüğünde lokasyon temelli takip sistemlerinden tamamen uzak durulması en iyi çözüm olacaktır. Takip uygulamaları tek başına her bir kullanıcının lokasyonunun takip edilmesini gerekli kılmamaktadır. Bunun yerine Bluetooth teknolojisini kullanarak kişilerin yakınlık verilerini kaydetmektedir.

Takip uygulamaları, kullanıcılara birer takma isim verip bu isimlerin periyodik olarak değiştirilmesi(örneğin her yarım saatte bir) yöntemi ile verilerin ilişkilendirilmesi ve yeniden kimliklerinin belirlenmesi riskinden kaçınılabilir. Aynı zamanda Gizli Giz Paylaşım Metodları(bilgi almak için tıklayınız) tanımlayan kişilerin parçalara ayrılmasında ve bu kişilere ait yayınların belirli bir zaman dilimi içinde yayılmasına olanak tanımaktadır. Bu sayede harita bilgilerini almayı ve bunları açığa çıkarmayı hedefleyen kişiler, verilerin tamamlanmasını beklemek zorunda kalacaklardır.

Her ne kadar toplum sağlığını korumak önemli ise de salgın kapsamında özel kişisel veri kapsamına giren sağlık verilerinin işlenebilmesi için belirli düzeyde güvenlik önlemlerinin alınması gerekmektedir. Kişilere ait verilerin çalınması durumunda ortaya çıkabilecek zararlardan kimin sorumlu olacağının belirlenmesi oldukça önemlidir ve kişilerin hangi verilerinin ne kapsamda ne kadar süre için işlendiğini bilme hakları devlet karşısında dahi devam etmektedir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir